Olmaya Cihanda Devlet “Sıhhat Eczanesi” gibi-Leyla Kalkan

Diyarbakır’ın ilk eczanelerinden biri olan “Sıhhat Eczanesi” nere- deyse bir asırdan bu yana şehir halkına hizmet veren köklü bir eczane. Bugün kurulduğu yerde, Suriçi’nin tarihî gölgesi altında olmasa da, hizmete başladığı nostaljik günlerin havasından küçük bir pay saklıyor bir kenarında.

Eczanenin ilk kurucusu Tahsin Tulay. Tahsin Bey, 1925 yılında Ecza- cılık Mektebi’nden mezun olduktan sonra memleketine dönüyor ve Suriçi’nde Ulu Cami’nin hemen yanı başında, eski belediye binasının altında Sıhhat Eczanesi’ni açıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnız İstanbul’da eczacılık eğitimi verildiği düşünülürse, Tahsin Tulay’ın sadece Diyarbakır’ın değil, Türkiye’nin de ilk eczacılarından biri olduğu söylene- bilir. Tahsin Bey’in, eczacılık yaptığı yıllarda göze iyi gelen bir müstahzar hazırladığı ve ruhsatını alıp satışa sunduğu biliniyor.

Sıhhat Eczanesi’ni her ne kadar Tahsin Bey kurmuş olsa da günümüze uzanan hikâyede ona dair pek az detay biliyoruz. Eczane açmanın hiç de sıradan işlerden olmadığı 1920’lerin Diyarbakırı’nda Tahsin Bey’i dükkânına gelen hastalara ilaç hazırlarken gösteren siyah-beyaz
bir fotoğraf vardır belki eski bir aile albümünde, kim bilir… Bildiğimiz, Tahsin Tulay’ın İstanbul’a taşındığı ve 1948 yılında eczaneyi, eşinin kardeşi Zeyyat Münir Cizreli’nin devraldığı… Zeyyat Bey o yıllarda İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde okumakta ve yaz tatillerinde Diyarbakır’da eniştesi Tahsin Bey’in eczanesinde çalışmaktadır zaten. 1927 Diyarbakır doğumlu Zeyyat Bey, 1947 yılında mezun olup şehrin tarihî eczanelerinden biri olan Sıhhat Eczanesi’nin başına geçer ve 1986 yılında kalp krizinden vefat edene kadar hazırladığı ilaçlarla Diyarbakır halkının gönlünde yer edinir.

 

Arkeoloji Müzesi’nde bir bebek maması ambalajı

Eczane daha sonra belediyenin yanındaki dükkâna taşınır ve 1991 yılına kadar burada kalır. Ancak Zey- yat Bey faaliyet sahasını yalnızca
bir eczaneyle sınırlı tutmak istemez. 1970 yılında Diyarbakır Eczacı Odası’nı kurup ilk başkanlığını yapmak- la kalmaz, Doğu Ecza Deposu ve Befa Birlik İlaç Laboratuvarı’nı açarak ilaç üretim ve satış alanında da faaliyet gösterir. Bu laboratuvarda bakanlık ruhsatlı birçok ilaç üretilir. 1953 yılında Befa Birlik Laboratuvarı’nda üretilen ‘Eso (Zaruk)’ markalı bebek mamasının ambalajı, bugün Arkeoloji Müzesi’nde muhafaza ediliyor.

 

2020 yılında belediye tarafından Diyarbakır surlarında yapılan temizlik çalışmalarında hafriyat içinden çıkarılan bu ambalajın üzerinde Zeyyat Bey’in kızı Esra’nın fotoğrafı vardır.

İlaçlar kişiye özel hazırlanırdı

Zeyyat Cizreli’nin Diyarbakır’da sevilen ve saygı duyulan şahsiyetler- den biri olmasında elleriyle hazırla- dığı ilaçların yanı sıra, Ziya Gökalp Lisesi, Diyarbakır Maarif Koleji ve Diyarbakır Eğitim Enstitüsü’nde hiç- bir ücret almadan kimya derslerine girmesinin ve şehirde öğretmen açı- ğının bulunduğu o yıllarda gençlerin yetişmesine katkıda bulunmasının da büyük payı vardır. Nitekim o,
beş kızından üçünü; Filiz, Çiğdem ve Bahar’ı da eczacı olmaları yönünde teşvik etmiştir.

Zeyyat Cizreli vefat edince eczane- yi kızı Eczacı Filiz Cizreli devralır ve eczane 1991 yılında Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi karşısına taşınır. Ortaokul ve lise yıllarında tatillerde yardım etmek için gittiği eczanenin sahip ve mesul müdürü olan Filiz Ha-

nım, o yılları şöyle anlatıyor; “Meslek seçimimde babamın önemli bir etkisi oldu. O yıllarda ilaçların hazır formları çok fazla olmadığından eczanenin laboratuvar bölümünde majistral

ilaç (yani doktor tarafından reçeteye yazılmış formüle göre eczacı tarafın- dan hazırlanan ilaç) yapılırdı. Eczane, babamın hastaların şikâyetlerini dinleyerek ilaç danışmanlığı yapıp, şikâyetine uygun ilaç hazırladığı bir yer olmanın dışında, tanışıkların bir araya gelip sohbet ettikleri, sevinç- lerini, üzüntülerini paylaşıp soluk aldıkları bir buluşma merkeziydi.”

Filiz Hanım’ın Sıhhat Eczanesi’nde bir camekânda sergilediği, babasının dükkânından kalma eski ilaç şişeleri, ölçü kapları ve havan, gizemli bazı karışımlar dövülüp ilaçlar hazırlanır- ken, büyük ümitlerle orada bekleyen hastaları gözümüzde canlandırma- mızı kolaylaştırıyor. Kişiye özel ilaç yapımı bugün ulaşılması imkânsız bir ayrıcalık olsa da o yıllarda bir zorun- luluktu. Hatta preparatları ve kimya- sal maddeleri eczanede hazırlama- mak eczacılar arasında ayıp sayılırdı. Eczacı Filiz Cizreli, Sıhhat Eczanesi’nin Diyarbakır’da oynadığı bir başka
role de dikkat çekiyor. Diyarbakır’da yaşayan hemen herkese bir şekilde dokunan bu eczane, yalnız kendisi-
ni ve iki kız kardeşini değil, şehrin birçok gencini de eczacılık mesleğini seçmeye özendirmiştir. Sıhhat Ecza- nesi’nin üçüncü kuşak eczacısı olarak eczanenin sadece eczacılık tarihine değil, bir şehrin tarihine de tanıklık etmesinden büyük mutluluk duyan Filiz Cizreli’nin tek üzüntüsü; bir zamanlar ellerinde olan ve bugün bir müze eczane oluşturabilecek kadar malzemeyi yeterince koruyamamış olmak…

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir